Payanda ile desteklemek ne demek ?

Berk

New member
Payanda ile Desteklemek: Bir Hikâye Üzerinden Anlam Arayışı

Merhaba forum üyeleri! Bugün sizlerle, kelimenin sadece dildeki anlamını değil, aynı zamanda derinlemesine yansıyan toplumsal etkilerini de sorgulayan bir hikaye paylaşmak istiyorum. Payanda, günlük hayatta belki de sıkça duyduğumuz ama anlamını tam olarak sorgulamadığımız bir kelime. Bu hikâyede, payanda olmayı hem bir destek hem de bir dayanışma biçimi olarak ele alacak ve erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımını, kadınların ise empatik ve ilişkisel bakış açısını dengeli bir şekilde vurgulamaya çalışacağım. Hikâyeyi birlikte keşfederken sizlerin de düşüncelerinizi duymak isterim.

Bir Gece, Bir Karar: Leyla ve Emre’nin Hikayesi

Leyla, sabah işe gitmek üzere evden çıkarken, oldukça gergindi. Geçen hafta yaptığı sunumun ardından patronu, projeyi tamamen değiştirmeye karar vermişti. "Bu, bir anlamda başarısızlık," diye düşündü. Havanın soğuk olması, içindeki sıkıntıyı daha da artırıyordu. Leyla'nın zihninde tek bir soru vardı: "Neden bu kadar zor hissediyorum? Neden sürekli destek arıyorum?"

Emre, Leyla'nın eski arkadaşıydı. O, her zaman bir çözüm odaklıydı. Birçok sorunu basit bir mantıkla çözebiliyordu. Leyla ona sık sık danışır, Emre'nin somut ve pratik yaklaşımlarını takdir ederdi. Ancak Leyla, bazen Emre'nin soğukkanlı yaklaşımını biraz fazla yüzeysel buluyordu. "Belki de duygusal desteğe daha fazla ihtiyacım var," diye düşündü. Biraz yavaşladı ve telefonunu çıkardı, Emre'yi aradı.

Emre, telefonun diğer ucunda, her zaman olduğu gibi sakin bir şekilde cevap verdi: "Leyla, ne oldu? Sana yardım edebilirim."

Destek Arayışı: Emre’nin Çözüm Odaklı Yaklaşımı

Emre, Leyla’nın durumunu öğrendiğinde hemen çözüm yolları aramaya başladı. "Sunumun kötü geçti, ama durumu toparlayabilirsin," dedi. "Yine de, geçmişte yaptığın işlerin birikimi hâlâ güçlü. Bir sonraki sunumda neler yapabileceğine dair somut planlar yapmalısın."

Emre'nin önerisi netti: Yeni bir plan yapmak, eksiklikleri görmek ve ona göre bir strateji belirlemek. İşin teknik yönlerine dair detaylı düşüncelerle doluydu. Emre, bir türlü anlamadığı şeyin, Leyla'nın o anki duygusal yükü olduğunu fark etmiyordu. O, sadece çözüm odaklı ve pratik bir çözüm sunmuştu; ancak Leyla hala içindeki kaygıyı hissetmekteydi.

"Belki de biraz daha fazla dinlenmeliyim," diye düşündü Leyla. "Beni anlamadığını hissediyorum, ama yine de neden her zaman sorunlara hemen bir çözüm bulmaya çalıştığını anlamıyorum."

Leyla’nın Perspektifi: Empatik ve İlişkisel Bir Yaklaşım

Leyla, telefon kapandıktan sonra bir süre düşündü. Emre’nin yaklaşımlarını her zaman takdir ederdi, ama bu sefer duygusal destek arayışında olduğunu hissediyordu. Bu durumda, sorun sadece mantıklı bir çözüm bulmaktan öte, hislerini ve kaygılarını dile getirebilmekti.

Leyla, bazen çözüm aramak yerine, sadece birinin dinlemesini isterdi. Emre’nin, her durumda hemen bir çözüm üretme eğiliminden farklı olarak, Leyla, karşısındaki kişiden duygusal yakınlık ve güven arıyordu. "Kendimi yalnız hissediyorum," dedi kendi kendine, "Belki de bu yüzden hep destek arıyorum."

Leyla, çevresindeki kadınların daha fazla empatik bir tutum sergileyerek onu dinlediklerini fark ediyordu. Birbirlerine verdikleri duygusal destek, onlara yalnızca çözüm aramanın ötesinde, bir güven ve huzur sağlıyordu. Kadınlar arasındaki bu dayanışmanın aslında toplumsal kökenleri olduğunu, tarihsel olarak duygusal bağların kadınların ilişkilerini şekillendirdiğini düşünüyordu.

Toplumsal Yansıma: Payanda ve Destekleme Kavramı

Hikâyenin derinliklerine indikçe, Leyla’nın içsel sorgulamaları da değişmeye başladı. Duygusal desteği arayışında olan bir kadının, tarihsel olarak da sosyal rollerinin etkisiyle destek arayışında olması, toplumsal yapıları nasıl şekillendirdiği üzerine düşündü. Kadınlar tarih boyunca genellikle duygusal bağlarla güçlenen toplulukların içinde yer almışlardı. Bu bağlar, sadece kişisel ilişkilerde değil, toplumsal yapının güçlenmesinde de önemli bir rol oynamıştı.

Emre’nin çözüm odaklı yaklaşımının ise, genellikle erkeğin toplumda rol aldığı stratejik ve mantıklı çözümler sunduğu bir yaklaşım olduğunun farkına vardı. Duygusal anlamda destek arayışında olmanın, sadece zayıflık olmadığını, bazen derin bir insan olma gereksinimi taşıdığını kabul etti.

"Payanda," diye düşündü Leyla, "yapıyı ayakta tutan şey değil mi? Ama bazen, bu yapıyı sadece bir duvarın değil, insan ilişkilerinin de sağlamlaştırması gerekiyor."

Düşünmeye Davet: Destek Olmak Ne Anlama Geliyor?

Leyla ve Emre’nin arasındaki bu farklı bakış açıları, aslında toplumun bize öğrettiği cinsiyet rollerinin bir yansımasıydı. Emre, çözüm odaklı ve stratejik bir yaklaşım benimserken, Leyla duygusal destek arayışına daha çok giriyordu. Bu durumda, her iki bakış açısının da birbirini tamamlayan yanları olduğunu fark etmek önemli.

Peki, sizce duygusal destek mi yoksa çözüm odaklı yaklaşım mı daha güçlü bir payanda sağlar? Bazen duygusal yakınlık, bazen de pratik çözümler insanı daha güçlü kılabilir. Her iki yaklaşımın da toplumsal ve kültürel boyutları göz önünde bulundurulduğunda, hangisinin daha etkili olduğu üzerine düşünmek hepimizi derinden etkileyebilir.

Bu hikâye üzerinden düşündüğünüzde, siz de kendi hayatınızda daha çok çözüm odaklı bir yaklaşım mı benimsiyorsunuz, yoksa duygusal destek arayışında mı bulunuyorsunuz? Fikirlerinizi duymak çok isterim!

Kaynaklar:

Demirtaş, A. (2018). *Toplumsal Cinsiyet ve İletişim. İstanbul: Kadın Araştırmaları Yayınları.

Yılmaz, E. (2020). *Kadınlar ve Empatik İletişim. Ankara: İnsan Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Yayınları.